Müstafi memurun maaş iadesi hukuka uygun bulundu
Memurluktan çekilmiş sayılan bir çalışanın geriye dönük maaşının iadesine ilişkin işlem hukuka uygun bulundu ve mülkiyet hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar verildi
Anayasa Mahkemesi, memurluktan çekilmiş sayılma işlemi ile bu işleme dayanılarak müstafi memurun maaşının geri istenmesi işlemini değerlendirdi ve mülkiyet hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Mahkeme, başvurucunun işleme karşı sunduğu gerekçeleri reddetti ve işlemle ilgili mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin hukuka uygun olduğuna hükmetti.
Somut olayda, başvurucu öğretmen olan bir memurdu. 2011 yılında mazeretsiz olarak görevini terk etmesi nedeniyle Kocaeli Valiliği tarafından memurluktan çekilmiş sayılmasına karar verilmişti. Bu karar sonrası, başvurucudan, 2011 yılında ödenen maaşın 6.444,10 TL'lik tutarının yasal faiziyle birlikte iade edilmesi istenmişti. Başvurucu, tedavi gördüğünü ve göreve gelmeme şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek işlemin iptali için dava açmıştı. Ancak İdare Mahkemesi, başvurucunun mazeretsiz görev yerini terk ettiğini ve bu nedenle işlemin hukuka uygun olduğunu tespit etti.
Yargı sürecinde, başvurucunun sağlık durumu ile ilgili belge incelenmiş, ancak bu belge, başvurucunun iş göremez raporu almadığını ve durumunu kuruma bildirmediğini ortaya koymuştu. Danıştay Onikinci Dairesi de kararı onayarak işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermişti.
Başvurucu, nihai kararı öğrendikten sonra, 2020 yılında Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin aşırı bir yük oluşturmadığına ve kamu hizmetinin sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik olduğu sonucuna vardı. Ayrıca, yargılama sürecinin uzunluğuna ilişkin başvurunun, başvuru yollarının tükenmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi.
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ihlali iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, başvuruyu reddetti. Mahkeme, başvurucunun şahsi olarak aşırı bir külfet altına girmediği, bu sebeple müdahaleyle kamu yararı ve başvurucunun mülkiyet hakkı arasında adil bir denge kurulduğunu ifade etti. Ayrıca, başvurucunun yargılama sürecinin uzunluğu ile ilgili iddialarını da kabul etmedi.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacı taşıdığını ve başvurucu aleyhine aşırı bir külfet oluşturmadığını belirterek, başvuruyu reddetti.
Bakmadan Geçme





